the secret of happiness is to count your blessings while others are adding up their troubles -william penn

29 EKİM YAZISI -YAZAMADIM, AFFET...


isterdim ki coşku dolu bir cumhuriyet yazısı yazayım.. olmadı... içimden gelmedi "ata'm izindeyiz!" diye haykırmak... görünen o ki, biz yolumuzu kaybetmişiz... gözümüzde at gözlükleri, yularımızdan tutup da nereye çekerlerse oraya gidiyoruz... rahmetli aziz nesin çok güzel anlatmış olanı biteni, benim sözcüklerime gerek kalmamış..

atam, hala yaşıyorsak:
edepsizlik sayesinde!
altı oku soruyorsan,

politika dehlizinde!

hele partin senden sonra,

devrimlerin tavizinde!

vasfedeyim halimizi,
kalemime ver izin de!

yobazlarla gericiler,
onlar bizden daha zinde!
'atam, atam...' derler ama,
bir adınız var sizin de...

halkçılıkla devletçilik:
anlatamam, çok hazin de...
çoktanberi sahteciler,
ağır çeker her vezinde!
tek umut var, o da yalnız,
amerikan dövizinde!

sorma ata'm, halimizi,
hal mi kaldı anlatacak...
işte geldik dizindeyiz!
yata yata çok yorulduk,
tatil yaptık, izindeyiz!

sanayide henüz daha,

cafer için lazım diye,

amerikan bezindeyiz!

geçeceğiz avrupa'yı
ama şimdi izindeyiz!

hocamız var, hacımız var,
uçan kuşa borcumuz var,
el oğlunun ağzındayız!
ama bizi zor bulurlar,
bahar, yaz, kış izindeyiz!

evet, doğru söylemişsin:
'türk milleti çalışkandır!'
biz de senin tezindeyiz!

dinlenmekten yorulduk da,
onun için izindeyiz!

zinde kuvvet diye söz var,
kimse bilmez adresini,
ah izindeyiz, vah izindeyiz!
bugün değil, bu yıl değil,
çoktan beri izindeyiz!


ilerledik ata'm öyle,
şimdi görsen tanımazsın:
amerikan tarzındayız!
arasan da bulamazsın,

otuz yıldır izindeyiz!

hani "türk, öğün, çalış, güven" demiştin ya... biz ilkinde takılıp kaldık. o yüzden çalışmaya vakit kalmadı. kimselere de (kendimiz dahil) güvenmiyoruz.
seninle övünüyoruz. adına barajlar, yollar, köprüler yapıyoruz.
balolar, heykeller, hatalar yapıyoruz. klipler, zamlar, işkenceler, darbeler... öyle bir kargaşa yarattık ki senin adına darbe yapanlar, senin adına yönetimde olanları devirip, senin fikirlerinle açıklıyorlar bunu.... ve de devrilenler yine senin fikirlerinle savunuyorlar kendilerini... herkes seni bir dönemki görüşlerinle tanımlayıp başka başka anlatıyor bize... asker, demokrat, dindar, ateist, laik, çapkın, milliyetçi... liste uzayıp gidiyor, biz tartışıp gidiyoruz. hala "izindeyiz" ve bu izin hiç bitmeyecek gibi görünüyor.
"izinde" olduğumuzdan kabrine çok ziyaret yaptık, ama sana layık bir film yapamadık. 66 yılda... belki kimseleri sana benzetemediğimizden, belki parayı denkleştiremediğimizden... adına yaptığımız köprülere akın akın koşuyor yurtyaşların... intihar etmek için...
cumhuriyeti emanet ettiğin gençler, polis copundan kafalarını
kaldıramaz haldeler. zorlu savaşlarla kurulan türkiye cumhuriyeti devletinde bugün çetelerin gölgesi var. dev posterlerini yaptık ama doğru dürüst bir belgeselini yapamadık ata'm...! arkandan ağlamaktan gözlerimiz şiştiği için yazılarını, konuşmalarını doğru dürüst bir kitapta toplayamadık. adına kurduğumuz kültür merkezini yangından koruyamadık.
senin adına iktidara el koyanlar mirasını çiğnedi, ses çıkartmadık. kurduğun partiyi kapatıp, arşivini yaktılar... alkışladık...
çünkü biz izindeyiz ata'm... her sabah güne "türküm, doğruyum, çalışkanım" diye bağıran, geri ve tembel nesiller yetiştirdik. sesimiz gür çıkıyor ama eğitimde başarı oranlarımız yerde sürünüyor.
köşklerin bakımsızlıktan dökülüyor... kocaman resimlerinin asıldığı kamu binaları içinde memurun aç..
"beni emanet ediniz" dediğin doktorların biliyorsun seni "geç teşhisten" erken yolcu ettiler. merak etme "izindeyiz" ata'm... o dönemde söylediğin bazı sözler bugün 7 kilit altında. din üzerine, düşünce özgürlüğü üzerine yazdıklarını yazmaya, söylemeye kalkanlar mahkemelerde sürünüyorlar. o gün yazdıklarını, bugün ağıza alamayacak haldeyiz.
seni aşmaktan vazgeçtik, sana ulaşamıyoruz ata'm... heykellerin o
kadar büyük, posterlerin öyle kocaman ki, ardında bir dolu adam kendi pisliğini gizleyebiliyor. pislik büyüdükçe heykelleri de büyütüyorlar.
şu "izindekiler"in listesini bir görsen inanamazsın ata'm...
kendini tanıyamazsın. özlü sözlerini paylaşamıyorlar. yılgınlığa düşmememiz için söylediğin "küçük kıvılcımlar, büyük yangınlar doğurabilir" sözünü itfaiye kapısına asmışlar.

bağışla bizi... izindeyiz ata'm...!

AZİZ NESİN

şunu da eklemeden duramayacağım:

"bir ulus kendi içindeki aptal ve hatta muhteris olanlarla başedebilir. fakat içindeki satılmış ve hainlerle yaşayabilmesi olanaksızdır. sınırları zorlayan düşman silah ve alemlerini açıkta taşıdığı için daha az tehlikelidir. fakat bir hain, hain gibi görünmez, kurbanları ile aynı aksanda konuşur. onların çehresine bürünür ve onların argümanlarını kullanarak, ulusun politik yapısına nüfuz eder, bütün kapılardan serbestçe geçer, sesi en üst düzey hükümet koridorlarında duyulur, ulusun ruhunu çürütür, politik yapıya her türlü hastalık bulaştırarak ulusun yaşam gücünü elinden alır. bir katil daha az korkuludur."

marcus tullius cicero

anlayana....

4 yorum:

kurabie dedi ki...

vakit, silkelenip kendine gelme vaktidir..

zahir ve mavi dedi ki...

önce karnımızı doyurma derdinde olduğumuz için, nasıl bir durumun içinde olduğumuzun farkında değilizz..

EBRULİ dedi ki...

Ne hazindir ki resimleri bile indiriliyor artık..

zahir ve mavi dedi ki...

ben evimin orta yerine kocaman bir resmini asıcam, birilerine ibret olsun die!

 

Follow Me

Contact

Ad

E-posta *

Mesaj *

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı